GERÇEK BEKÂ SORUNU BUDUR!

Seçim döneminde gün boyu gürültü eksik olmuyor. Öyle ki, seçim arabaları ne okuldaki öğrenciyi, ne camideki cemaati, ne de evindeki hastayı düşünüyor! Kimilerine göre seçim, bir ölüm kalım meselesi haline getirilmiş.

Özellikle Çerkezköy okullar bölgesinde (ki yurdun aşağı yukarı her bölgesinde aynı sorun var) seçim arabalarının ders saatlerinde hem de saatlerce gümbür gümbür müzik çalarak gezmesi eğitime verilen önemi de gösteriyor. Tabii, bekâ sorunumuz varken eğitim önemli mi ki?

Peki gerçekten öyle midir? Sorunu masaya yatırdığımızda gerçek bekâ sorunumuz yerel seçimler midir? Yoksa ülkemizin eğitimdeki içler acısı hali midir? Tüm teknolojik donanıma, modern okul ve dersliklere, atanan on binlerce öğretmenlere rağmen istenen seviyeye bir türlü gelinememesinin sebebi nedir? Eğitimin mevcut durumunun ve öneminin farkında mıyız?

Tekirdağ ilimizi ölçüt alırsak 81 il arasında 66. sırada olmasının sebebi nedir? Bu bizler için bir sorun değil midir? Siyasilerimizin ve bürokratlarımızın okul binaları dikmek ve içine kendi formatında idareci atamak dışında eğitime dair bir projesi var mıdır? Eğitim sadece bina, tablet, internet mi demektir? Eğitimde de yerli ve millî olmak gerekmiyor mu? Peki 2011 rotasyonu, 2014 ve 2015'te çözüm süreci denilen melanet süreçte milliyetçi yöneticileri yok etme operasyonu ile yerli ve millî on binlerce yönetici imha edildi. Bunların belki de % 1'i ancak göreve tekrar dönebildi. Hepsi de açtıkları davayı kazandı. Ama bekâ sorunu oluşturdukları için olsa gerek bu milliyetçi yöneticiler ne siyasi camiasından ne de bürokrasiden gereken desteği bulamadığı için mahkeme kararları da uygulanmadı. Millî ruhun olmadığı bir eğitimde her tarafı teknolojik araç gereçler ile donatsak, her sınıfa bilgisayar, akıllı tahta, internet koysak ne işe yarar ki! Bazı vakıf ve derneklerin referansı ile mülakatları kolayca geçen, millî ruhun zerresinin olmadığı bazı yönetici ve öğretmenler ile içini doldurduktan sonra !

Eğitimin önemi konusunda bir farkındalık olması için örnek vermek gerekirse; Gazi Mustafa Kemal'in, Milli Mücadelenin en çetin zamanında Eskişehir-Kütahya savaşları devam ederken (ki Milli Mücadelede tek yenilgimizdir.) 16-21 Temmuz 1921 tarihlerinde Ankara'da Erkek Öğretmen Okulunda 200 civarı öğretmen ile "Maarif (Eğitim) Kongresi" düzenlemesi bize eğitimin bir ülke için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Bekâ diyorsanız alın size bekâ;
O dönemde İstanbul üç yılı aşkın süredir işgal altında.
Osmanlı Meclisi İngilizlerce basılıp, dağıtılmış.
Vekiller Malta'ya sürülmüş.
Düşman Afyon, Eskişehir ve Kütahya'yı işgal etmiş, Ankara Polatlı sınırlarına yaklaşmış! Bir devlet kurup devam edebileceğin dahi meçhul..
Elde avuçta ne ordu, ne silah, ne de para var !
Böyle bir ortamda Ankara'da eğitim kongresi düzenleniyor! Düşünsenize durumun vehametini !
Ve Mustafa Kemal Paşa bu kongrede; "Şimdiye kadar sürüp gelen okuma ve yetiştirme yanlışlıklarının ulusumuzun gerilemesinde en önemli nedenlerden biri olduğu kanısındayım. Onun için bir ulusal yetiştirme programından söz açarken, eski çağdaki asılsız uydurmalardan, yaradılışımıza hiç de uymayan yabancı düşüncelerden, Doğu’dan ve Batı’dan aşırma bütün etkilerden büsbütün uzak, ulusal ve tarihsel doğamıza uygun bir kültürü öne sürmüş oluyorum. Çünkü Türk idaresinin gerçek gelişmesi ancak böyle bir kültürle sağlanabilecektir. Rastgele bir yabancı kültürü kabullenmek, şimdiye kadar uygulanıp duran yabancı kültürlerin yıkıcı sonuçlarını tekrar etmekten başka işe yaramaz. Kültürün, bu düşünce ekininin verimi, ekildiği yerin elverişliliği ile orantılıdır. Bu yer de milletin karakteridir." diyerek ulusal ve yerli bir eğitime vurgu yapıyor.

Bu ortamda eğitim kongresi düzenlenmesi ve bu kongrede ulusal, millî ve yerli bir eğitimden bahsedilmesi, özellikle ilk ve orta düzey eğitimin mevcut durumunun dile getirilip, geleceğe dair yapılacakların planlanması bize ne ifade ediyor?
Millî ruhtan, millî şuurdan uzak bir eğitim anlayışı ile geldiğimiz nokta şudur; İstiklâl Marşı'nı zoraki söyleyen veya törene katılmadan kaçan bir kısım gençlik, bu konuda öğrencisine bilinç aşılamayan bir aile ve eğitimci....
O zaman belediye seçimlerinden ziyade "GERÇEK BEKÂ SORUNU EĞİTİM ALANINDADIR" diyebiliriz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NE BAYRAMLAR ESKİSİ GİBİ NE DE BİZ...

BEKÂ MI, VEFÂ MI YOKSA MANTIK MI?

ÖNCE ADALET Mİ YOKSA KANUN MU?