NE BAYRAMLAR ESKİSİ GİBİ NE DE BİZ...
Adettendir, her bayram geldiğinde eskiler yad edilir. Bizler de hep birlikte bir ramazan ayı ve bayramı idrak ettik.
Gösterişli ve bir kuş sütünün eksik olduğu zengin, pahalı iftar sofralarında orucumuzu açıp, açların halini anlamaya çalıştık.Bazı ramazan ve iftar programlarında kukla gösterileri, tiyatro gösterileri izledik. Ama hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını da hep birlikte gördük. Güney Kore'ye ait Gangnam Style şarkısı eşliğinde Karagöz-Hacivat gösterileri izledik. Garipsedik belki ama elimizden düşürmediğimiz, hayırlı ramazanlar, hayırlı cumalar mesajlarını aksatmadan attığımız telefonların çoğu da Güney Kore yapımı zaten. "Ayla" filmindeki Ayla da Güney Koreli değil miydi? O zaman bunda bir gariplik yok herhalde.
Neyse eski ramazanlar ve bayramlar konusuna devam edelim; eski ramazan bayramları büyüklerden uzakta bir tatil olarak görülmekten ziyade bir sıla-i rahim yani anne-babayı, akrabayı, eşi dostu ziyaret fırsatıydı.
Belki iftarı İsrail'in pahalı hurmaları yerine incir veya kayısı gibi yerli ve millî yiyeceklerle açıp, çayımıza şeker bulamadığımız için çayı kuru üzüm ile birlikte yudumluyorduk ama samimiydik. 2. Dünya Savaşının kaos ortamında, günümüzdeki gibi üzeri bol yumurtalı ve susamlı pidelerimiz yoktu, hatta ekmek karneye bağlanmıştı ama helaldi en güzel tarafı. 1970'lerde ABD'ye rağmen Kıbrıs'a, sağ ve sol siyasilerden oluşan koalisyon hükümeti çıkarma yapıp, Türk soydaşını rum zulmünden kurtardığında ABD ambargosu nedeniyle gaz, petrol, yağ kuyruğuna giriyorduk belki ama camilerde siyaset yapılmıyordu, bu derece ayrışmamıştık, insanımız yine iftar sofrasında buluşabiliyordu, bayramlaşıyordu birbiriyle en azından...
Halen şöyle veya böyle tarım ülkesi olan Türkiye'de, kendi ürettiğimiz domatesi, biberi tanzim satış kuyruğunda saatlerce sıra bekleyip vatandaşa satmayı, yedi düvele savaş olarak görüp, bunu "zenginlik kuyruğu" olarak niteleyen siyasilerimiz acaba mütareke, 2. Dünya savaşı, Kıbrıs bunalımı zamanında ne yaparlardı? Allah korusun düşünmek bile istemiyorum.
O eski bayramlar, herkesin etrafındaki fakir fukarayı, aç ve açıkta olanı sevindirmeye çalıştığı günlerdi. Fitreler, zekâtlar, fidyeler, sadakalar, diğer yardımlar bayram öncesi ihtiyaç sahiplerine (sağ elin verdiğini sol el görmeden) ulaştırılırdı ki onların da bayramları bayram gibi olsun!
Bayram günü sabahı, Bayram Namazına giden evin beyleri, dönüşte fırından taze ekmekle dönüp kahvaltıya birlikte otururlardı. Çocuklarımız komşuları, mahalleyi dolaşır, hem bayramlarını kutlayıp hem de bayram şekeri toplamaya çıkarlardı ellerinde poşet veya çanta ile. Gelen çocuk harçlık ve şeker verilmeden, gönderilmezdi.
Şimdi var mı küçük çocuğunu, bırakın mahalleye, apartman içinde el öpmeye gönül rahatlığı ile gönderebilen! Bırakın bayramlaşmayı, küçük çocuklara onca taciz, tecavüz ve öldürme olaylarının olduğu şu zamanda çocuklarınızı bakkala ekmek almaya rahatça gönderebiliyor musunuz?
Şimdi azınlıkta da kalsa dokusu bozulmayan yörelerimiz, eski adetleri devam ettirenlerimiz var sağ olsunlar ama genel manzara içler acısı! İsterseniz etrafınızdaki herhangi bir yardım derneğine, vakfına sorun geçen seneki ramazan yardımları ile bu seneki yardımlar arasındaki farkı! Gerçi bunda ekonomik krizin de etkisi var ama ahlakî, manevî çöküşün etkisi de yok mu sizce?
Daha bir kaç yıl önce yolsuzluklarla gündeme gelen ve insanların manevî duygularını sömüren, Afrika'da su kuyusu açma bahanesiyle insanların yardımlarını haram kuyularına doldurup iç edenlere, kendilerine emanet edilen küçük çocuklara taciz, tecavüzlerle gündeme gelen yanarlı-dönerli, ışıklı, sansar derneklere, vakıflara şahit olmadık mı? Bunların güç sahiplerince korunduğunu, kollandığını hep birlikte görmedik mi?
Ahlâkî çöküş, herhalde her şeyden daha önemli, her şeyin de sebebi gibi...İnsanlar artık güven duygusunu kaybetti. Muhtaca yardım etmeden önce haklı olarak ince eleyip sık dokuyor, bin dereden su getiriyor insanımızın çoğu. Bundan zarar gören tabiiki milli ve manevî değerlere sahip gerçek vakıf ve dernekler dolayısıyla fakir fukaramız oluyor.Eski bayramlarda, ramazanlarda buluşabilmek dileğiyle...Bayramınız kutlu olsun!
Yorumlar
Yorum Gönder