Kayıtlar

Nisan, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÖNCE ADALET Mİ YOKSA KANUN MU?

Ülkemizde her "çocuk istismarı" haberinden sonra olağan olarak bir tepki yükselir. İnsanlarımız haklı olarak isyan eder. Peki nedir bu çocuk istismarı? İstismar sadece cinsel manada mı olur? Çocuk istismarı, "çocuğa yönelik bilinçli ve zarar verici, tekrarlı veya tek seferlik davranışlarda bulunmak" olarak tanımlanabilir. Bu istismar fiziksel istismar, duygusal istismar ve ihmal etme şeklinde de gerçekleşebileceği gibi toplumda tepki gösterilen tek çeşidi cinsel istismardır diyebiliriz. Bir de milli ve manevî değerlerin istismarı var. O konuya başka bir yazımda değineceğim. Çocuk istismarı konusuna tekrar dönecek olursak, bu istismar bazen Karaman'da malum vakıfın evlerinde onlarca çocuğa yıllarca tecavüz edilmesi, bazen de Mardin'de 13 yaşlarındaki N.Ç.'nin madden kalburüstü, manen aşağılık 38 kişinin defalarca tecavüze uğraması şeklinde cinsel istismar olarak karşımıza çıkar. Geçtiğimiz yıl meydana gelen ve evinin önünde yaralı olarak bulunduktan sonra...

YENİ MECLİSE AD VE BİNA ARANIYOR!

Tarih 11 Nisan 1920...Günlerden Pazar... İstanbul itilaf devletlerince Mart'ın 16'sında resmen işgal edilip, Osmanlı Meclisi basılmış, dağıtılmış, mebuslar (milletvekilleri) hakarete uğrayıp tutuklanmış veya Malta Adası'na sürülmüş . İstanbul'dan kaçabilen mebusları Ankara valilik binasında Mustafa Kemal karşılar ve tüm kararlılığı ile sorar; — "Kuracağımız Meclisin adı ne olacak?" Kimisi Meclis-i Kebir (Büyük Meclis), kimisi Meclis-i Kebir-i Millî (Büyük Millet Meclisi) gibi isimler ona sunarken, Hamdullah Suphi gibi dönemin Türkçüleri "Kurultay"(1) ismini önerirler. Mustafa Kemal cevap verir; — "Evet, meclisimize kurultay diyelim ama, halk yine de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasını bekleyecektir." Bugünkü meclisimizin adı böyle konulmuştu. Normalde açılışı da 22 Nisan olarak kararlaştırılmıştı. Ama 10 Nisan'da Osmanlı Şeyhülislamı Dürrizade Abdullah Efendi'den Kuvayı Milliye hareketini "dinsiz, katli vacip, kafir...

KEMAL BEY'İ TANIR MISINIZ?

İdam sebebi neydi biliyor musunuz? 20. yüzyılın başlarından beri artan, özellikle doğu bölgelerimizde yüz binlerce Türk ve Müslümanı katleden, ülkesine ihanet eden Ermeni zulmüne karşı 1915'te İttihat ve Terakki hükümetince çıkarılan Ermenilerin Sevk ve İskânı Yasası, bilinen adıyla Tehcir Kanununu uygulamak....Bu kanun mucibince Kaymakam Mehmet Kemal Bey, Boğazlıyan'da bulunan Ermenileri, 1. dünya savaşı ortamına rağmen gayet insanî şartlarla yine Osmanlı toprağı olan Lübnan, Suriye ve Irak taraflarına sevkini sağlamış. Buraya kadar sorun yok. I. Dünya Savaşı kaybedildikten sonra imzalanan Mondros Mütarekesi gereğince İstanbul'u işgal eden İtilaf Devletleri ve özellikle İngilizler yönetime hakimdi. Bu ortamda Ermeni Patriği Zaven Efendi'nin hazırladığı ölüm listesindeki kurbanlardan biriydi Mehmet Kemal Bey. Bu esnada Osmanlı yönetimine bir bakalım; Padişah Vahdettin, İngiliz Muhipleri Cemiyeti kurucu ve üyelerinden Sadrazam Damat Ferit, Türk düşmanı Şeyhülislam Mustaf...

TÜRKİSTAN YANIBAŞIMIZDA

Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yönelik, yüzyılı aşkın devam eden Çin zulmü, son birkaç yıldır daha da şiddetlendi. Çünkü 2-3 yıldır Çin, Uygur Özerk Bölgesine giriş ve çıkışları sınırlandırdı. Bu nedenle milyonlarca Uygur Türk'ü yıllardır ailelerinden haber alamıyor. Bu mağdur soydaşlarımızdan bir kısmı da Silivri, Selimpaşa'da bulunuyor. Selimpaşa'da "Oku Uygur" (Uygur Bilig) yurdunda 50 civarı öksüz, yetim Uygur Türk'ü barınmakta. Bu çocukların bir kısmı, birkaç yıl önce aileleri tarafından Türkiye'ye eğitim görmeleri için getirilen, sonra ailesi işlerini toparlayıp dönmek üzere Türkistan'a gidip dönemeyen, yıllardır da kendisinden haber alınamayan ailelerin çocukları. Bir kısmı ise anne ve babası gözlerinin önünde katledilen, koca dünyada yapayalnız kalan öksüz ve yetimler... Bu çocuklarımız bizim okullarımızda okuyor, ardından yurdunda Uygur Türkçesi, Türkiye Türkçesi ve dinî dersleri alıyorlar. Hepsinin gözlerinde yılların yaşanmışlığı, ac...

BEKÂ MI, VEFÂ MI YOKSA MANTIK MI?

31 Mart Yerel seçimleri dün gerçekleşti. Sonuçlar açıklandığında sizce bekâ mı, vefâ mı yoksa mantık mı kazanacak? Bekâ kısmını tabiki cumhur ittifakı ekseninde düşünmek gerekir. Vefâ ise istemeden veya kazanamayacağını bilerek de olsa ahde vefâ göstererek oy veren kesimi yansıtıyor. Mantık ise, geçmişteki siyasi yaşanmışlığını bir kenara bırakıp, tabuları yıkıp ülke menfaati neyi gerektiriyorsa ona yönelen kesimi ifade ediyor. Tüm bunlar bir yana, Türk tarihinde, Türk milletinin ilk defa iradesini ortaya koyduğu seçimler 1876'da Genç Osmanlıların çabalarıyla ilan edilen Meşrutiyet sayesinde yapılmıştı. Bu seçimlerde seçilme şartlarından en önemlileri; güvenilir, dürüst ve ahlaklı olmak, Türkçe bilmek, erkek ve 25 yaşını doldurmuş, siyasi suçtan ve cinayetten mahkum olmamaktı. Osmanlının son dönemindeki bu seçimlerde, kadınların oy kullanamaması hariç olmak üzere şartlar çok güzel değil mi sizce de? Aynı seçimlerde İstanbul'da seçmen olmak için en az iki yıldır İstanbul'da ...