ALBAY ÖNDER İREVÜL
Kendisi İstanbul/Avcılar ilçesi Askerlik Şubesi Başkanı ve Garnizon komutanı. O bir Harbiyeli...
Programda bir öğretmen tarafından edilen duada Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün isminin anılmaması üzerine, duayı yapan öğretmenin yanına gelip; "Sen Mustafa Kemal Atatürk diye bir adam duydun mu hiç? Ona niye Fatiha okumadın?" diye gözlerinin içine baka baka sormasıyla ve ardından haklı olarak programı terk etmesiyle gönüllere girdi Albayımız.
Tam da 104 yıl önce Çanakkale'deki kahramanlığı ile Albaylık rütbesine terfî eden Mustafa Kemal'e yapılan haksızlığa bir haykırıştı bu...
Tıpkı Çanakkale'de "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum." diyen Mustafa Kemal ruhuyla yapılan bir haykırış. Bir Albayın hakkını 104 yıl sonra savunan başka bir Albay. İsimler farklı ama ruh aynı.
Gelen destek mesajlarına dahi "inanılmaz mahçup ediyorsunuz.. bir şey yapmadım. sadece harbiyeliyim." diyerek mutevazı bir cevap veren bir Albay.
Ama söz konusu Mustafa Kemal Atatürk olunca birden şahin olup; "Eğer benim bulunduğum mekanda Atatürk'ün adını anmaktan imtina edersen, hele hele Çanakkale Zaferi yıl dönümünde ve şehitleri anarken, yanına gelir gözüne baka baka sorarım : Sen Atatürk diye bir adamı duydun mu? Herkes hakkını hukukunu , haddini hududunu bilecek." diye dosta güven, düşmana korku veren bir Albay.
Avcılar İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Engin'in bu olay sonrası yaptığı iddia edilen açıklama ise herhalde Türk ordusuna, askerine bakış açısını özetliyor; "Kur'andan mı rahatsız oldular bilmiyorum!"
Halbuki O Albaylar, askerler sayesinde Çanakkale'de hem Türklüğü hem de İslam'ın son kalesini koruduk. Bugün ezanlar o sayede rahatça okunabiliyor. O koltuklarda rahatça oturuyorsanız, askerimizin sayesindedir. Ayrıca başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk gibi İrevül Albayımız da eğitim camiasına yabancı olmayan birisi. Zaman zaman Milli Güvenlik derslerine girmiş görev yaptığı yerlerde. Tüm bunlara rağmen Albaya halen haksızca saldırmak, garip açıklamalarla hedef haline getirmek ahlâkî değil. Albayımız , "Lütfen delikanlı olun. Ben yorum yapamıyorum mesleğim icabı. her fikre saygım var ama yapmayın........" açıklamasını da herhalde bu şekilde Kuranı kullanarak kendini linç etmeye çalışanlara söyledi.
Özetleyecek olursak, 18 Mart Çanakkale konusunda dahi Enver Paşa'nın, Mustafa Kemal'in ismini hutbelerde, dualarda, konuşmalarda anmaktan imtina eden zihniyetin tabiki siyasi arenadaki temsilcilerinin de "Çanakkale Geçilmez" sözünü de bir yatırım açıklamasında sokak esprisi hâline getirip; “Çanakkale geçilmez tarihte kaldı artık, Çanakkale geçilir, her türlü geçilir hale geliyor. Denizden geçiliyor, havadan geçiliyor şimdi karadan da geçilmiş olacak” demesine şaşırmamak gerekiyor.
Asıl şaşılacak olan ise milliyetçi camiadan hiç kimsenin Albayımıza sahip çıkmaması, bu konuda tek kelime etmemesidir. Halbuki milliyetçi camiada Albay rütbesi Gazi Atatürk haricinde de büyük anlam ifade eder. Albay, Rahmetli Alparslan Türkeş'in rütbesidir. Herhalde ittifakî siyasi kaygılar nedeniyle olsa gerek. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'de yok sayılmasına karşı onurlu tavrından ve gösterdiği tepkiden dolayı Albay hakkında inceleme-soruşturma açılmasına diğer hiçbir siyasinin de sahip çıkmamasını, destek açıklaması yapmamasını da buraya not düşelim. Vicdanlarımızda muhasebesini yapalım.
Sözlerimi "Devletimiz yurdumuz,
Çok yaşasın ordumuz..." diyerek başlayan rahmetli Ozan Arif'in dizeleriyle bitiriyorum. Devamını bilenler bilir. Bilmeyenler de internette bulabilir.
Kalın sağlıcakla...
Burak CANDAŞ
Yorumlar
Yorum Gönder